Marcin Jakubowski ve açık kaynak tarım

mjMarcin Jakubowski, Polonya kökenli, Amerikalı bir fizikçi. Zamanında Albert Einstein’ın da görev yaptığı ünlü Princeton Üniversitesi’nden mezun. Wisconsin Üniversitesi’nden füzyon enerjisi alanında doktora derecesi sahibi.

Doktorasını aldıktan sonra iş aramaya başladığında, Marcin tuhaf bir durumla karşılaşıyor: Doktora çalışmaları sırasında ürettiği onca kuramsal bilginin ve sahip olduğu becerilerin, iş dünyasında neredeyse hiçbir karşılığı olmadığını görüyor. İş hayatında kendine bir yer bulamayınca, enteresan bir karar vererek ufak bir çiftlik kuruyor ve ekolojik tarımla uğraşmaya başlıyor. Fakat, işler burada da istediği gibi gitmiyor: Sık sık bozulan traktörüne para yetiştiremiyip, kısa bir süre sonra iflasın eşiğine geliyor. Oldukça depresif bir gidişat, değil mi? Princeton mezunu doktoralı fizikçi, traktörünü tamir ettirecek para bulamıyor.

Eğer sanayi çağında çiftçilik yaparak hayatta kalmak istiyorsanız, ihtiyacınız olan traktör gibi pahalı makine ve aletlerin masraflarını karşılayabilmeniz için yüksek hacimde üretim yapabiliyor olmanız lazım. Dolayısıyla, eğer yeni işe koyulan bir çiftçiyseniz, ilk olarak borca girip gerekli makine ve aletleri almanız, ve elde ettiğiniz kâr ile zaman içinde borcunuzu kapatabilmeniz gerekiyor. Eğer bu süreç sırasında işler ters gider de, makineler ve aletler bozulmaya başlarsa, siz de sizin için ayrılan sürenin sonuna gelmiş oluyorsunuz.

Tam da bu tür bir çöküşün eşiğindeyken, Marcin bu sefer oldukça iddialı bir fikirle tekrar harekete geçiyor. Yaşadığı sorunların, düşük bütçeyle tarım yapmak isteyen bir çiftçinin ihtiyacı olan ucuz makine ve aletlerin henüz piyasada bulunmamasına bağlı olduğuna karar veriyor. Dolayısıyla, yüksek hacimde üretimi ucuza yapılabilmesini sağlayacak bir sistem geliştirebilirse, bu soruna bir çözüm sunabileceğini düşünüyor. Ve işe koyuluyor.

ommÖnce modüler ve kolay bulunabilir parçalar kullanarak, tıpkı lego yapar gibi tarım aletleri yapmanın yollarını arıyor. Doktoralı bir fizikçi olmasına rağmen tekrar sıfırdan başlayıp, makine tasarımı, metalurji, kaynak gibi birçok yeni alana giriyor. Bir yandan öğrenirken, bir yandan adım adım makinelerini yapmaya başlıyor. Ve başarıyor da. Sadece birkaç gün içinde sıfırdan bir traktör üretmenizi sağlayan bir sistem geliştiriyor. Fakat burada durmuyor Marcin. Yaptığı bütün makinelerin çizimlerini, şemaları, üretimin adım adım nasıl yapılacağını anlatan eğitim videolarını ve bütçeleri bir internet sayfası üzerinde ücretsiz olarak paylaşıyor. Bir şirket kurup ucuza traktör satmaya çalışmak yerine, öğrendiklerini herkesle paylaşma yolunu seçiyor. Ünü her geçen gün yayılıyor. Birçok yatırımcıdan destek teklifleri almaya başlıyor.

Eğer Marcin’in bu projesi tutar da, internet üzerinden yayınladığı plan ve eğitim malzemeleriyle dünyanın dört bir yanında insanlar kendi tarım aletlerini üretebilmeye başlarsa, bunun neye yol açacağını düşünebiliyor musunuz? Eskinden sadece fabrika ortamında üretimi mümkün olabilen traktör gibi karmaşık bir makineyi ufak bir atölyede çok daha ucuza yapabilecekseniz, sizce kaç kişi fabrikadan çıkan traktörü alma yolunu tercih edecektir?

İyi de koca bir traktörü yapmak için gereken atölyeyi nereden bulacağım, sonuçta traktörü bir defa yapmam gerekecek, onun masrafı ne olacak, diye mi düşünüyorsunuz? Kolayı var: örneğin Amerika’da Techshop adında bir firma, birçok farklı eyalette bu tür projeleriniz için tam donanımlı atölyeler kurmaya başladı. Projeniz için ihtiyacınız olan aletlerin, tezgahların ve yazılımların eğitimini veriyor, sonra da sizi serbest bırakıyor. Artık yapmak istediğiniz her neyse, atölyeye üye olarak projelerinizi hayata geçirebiliyorsunuz.

Bu tür atölyeleri Türkiye’de nereden mi bulacaksınız? Güzel soru. Başkaları el atmadan, siz neden bir tane açmıyorsunuz?

Bağlantılar: