Malum, girişimciliğin moda olduğu günleri yaşıyoruz.

Madem öyle, gelin, biz de sizinle bir dergi işine girelim. Öyle herhangi bir dergi değil: sağlam, kaliteli içerik üreten, bilimsel araştırma sonuçlarını yayınlayan bir dergi yapalım.

Böyle kaliteli içeriği kendi başımıza nasıl üreteceğiz, diye mi düşünüyorsunuz? Kolayı var. Üniversitelerin kapısını çalıp, araştırmacı ve akademisyenlerden bizim için makaleler hazırlamalarını isteyebiliriz. Hem kendi araştırma sonuçlarını paylaşacakları ve görünürlük kazanabilecekleri için, onlar da bu işten faydalanırlar. Ama bir şartımız var: yazdıkları makaleler için onlara para ödeyemeyiz. Makaleleri bizim için ücretsiz hazırlamalarını isteyeceğiz.

Bir de bilimsel yazıları inceleyip, doğruluklarını sorgulatma işi var, değil mi? Bunun için de üniversitelere gitsek? Herhangi bir ödeme yapmadan, akademisyenlerden gönüllü olarak bize gönderilen makalelere hakemlik yapmalarını istesek?

E, iş kurduğumuza göre, biraz da para kazanmamız lazım tabii. Üniversitelerden ücretsiz aldığımız makaleleri, tekrar üniversitelere satsak? Hem de fahiş fiyatlara!

Kulağa çılgınca geliyor, değil mi? Sizin karşınıza böyle bir iş fikriyle gelinse, muhtemelen gülüp geçersiniz. Birisine hem bedava iş yaptıracaksınız, sonra da o işi, işi yapanlara para karşılığı satacaksınız.

Kulağa her ne kadar çılgınca gelse de, bilimsel yayınların basıldığı bilimsel dergi işi, uzun bir zamandır aynen bu şekilde yürüyor. Yürüyebiliyor, çünkü bu dergiler aynı zamanda bilimsel araştırmaların sonuçlarını derleme, organize etme ve dağıtma görevi görüyorlar; dolayısıyla da bilimin ilerlemesine oldukça önemli bir katkıda bulunuyorlar. Bunun için gereken personel, basım ve dağıtım masraflarını gerekçe göstererek, üniversitelerden ciddi miktarlarda abonelik ücretleri talep edebiliyorlar.

Sizce, bu modeli devam ettirmeye gerçekten ihtiyacımız var mı? İnternetin sağladığı imkanları göz önüne alırsak, bilimsel dergilerin basımı ve dağıtımı için saydığımız masrafları yapmaya devam etmek zorunda mıyız? Elektronik ortamda bu yayınları ücretsiz dağıtamaz mıyız? İşin yayınları endeksleme kısmı da var ama, diyebilirsiniz. İnternetteki arama motorlarının durumu ve sahip olduğumuz teknolojiler ortadayken, bu iş için gereken personeli mazeret göstererek, bu yüksek abonelik ücretlerini meşrulaştırmaya devam edebilir miyiz?

Bu sorular, son birkaç senedir birçok üniversitenin ve araştırma kurumunun kafasını kurcalıyor. Örneğin, dünyanın en prestijli ünivesitelerinden Harvard Üniversitesi, bu yılın başında, bu modelin sürdürülebilir olmadığını öne sürerek, açık erişim imkanı sunan platformları tercih edeceğini açıkladı (ilgili duyuruda, Harvard Üniversitesi kütüphanesinin bilimsel dergi abonelikleri için yılda 3.5 milyon dolar harcadığı belirtiliyordu). Benzer şekilde, geçtiğimiz yaz ortasında Birleşik Krallık Araştırma Konseyi de, bu yıldan itibaren İngiliz üniversitelerini açık erişim sunan platformlarda yayın yapmaya yönlendireceğini açıkladı.

Üniversiteleri açık erişim sağlayan platformlara yönelten tek etken, işin finansal boyutu değil. Bilimsel dergilerin popüleritesi, yayınladıkları makalelere ne kadar çok sayıda atıf yapıldığı üzerinden değerlendiriliyor. Bu değerlendirme yaklaşımı nedeniyle, çoğu bilimsel dergi, ister istemez, çok sayıda atıf alması muhtemel konulardaki makaleleri yayınlamaya yöneliyor. Bu şekilde popülerleşen bu dergilerde eğer siz de bir yayın yapmak istiyorsanız, isteseniz de, istemeseniz de, dergilerin politikasına uyacak bir şekilde araştırma konularınızı belirlemek durumunda kalabiliyorsunuz. Yani, bilimsel araştırmaların ilerleyeceği istikameti bilim insanlarına değil, yayıncı kuruluşların insiyatifine bırakmış oluyorsunuz.

Bilimsel yayıncılıkta gerçekleşmesi muhtemel bir devrim adım adım yaklaşırken, biz de sizleri açık erişim yayıncılık ve açık erişimin sağladığı avantajlar konusunda kendinizi bilgilendirmeye davet ediyoruz. İster akademik alanda faaliyet gösteriyor olun, ister sektörde, bilimsel yayınlara açık erişim hakkı elde edebilmenin, özellikle bilime ve eğitime ayrılan bütçenin göreceli olarak kısıtlı olduğu ülkemiz için ne kadar önemli olduğu çok açık.

Açık erişim fikri ilginizi çektiyse ve daha fazla bilgi istiyorsanız, aşağıdaki bağlantılara bir göz atarak işe başlayabilirsiniz.

Türkçe bağlantılar:

İngilizce bağlantılar:

Yazar hakkında

Arda Çetin

Mühendishane içeriği Arda Çetin tarafından hazılanıyor. Ayrıntılı bilgi için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.