LYS sonuçlarının açıklanmasının üzerinden henüz fazla bir zaman geçmemişken, öncelikle mesleğe yeni katılan arkadaşlarımıza hoşgeldiniz diyelim. Bu dönemde sıklıkla genç mühendis adaylarından lisans eğitimlerini nasıl daha verimli geçirebilecekleri üzerine sorular alıyoruz. Bu soruları teker teker yanıtlamak yerine, herkesin okuyabilmesi için burada daha genel bir değerlendirme yapmanın daha uygun olacağını düşündük.

Bu konuda birçok internet sitesinde bazı genel tavsiyeler verildiğini siz de görmüşsünüzdür. Bu tavsiyelerin birçoğuna biz de katılıyoruz: Mutlaka İngilizce’yi iyi bir seviyede öğrenmeniz gerekiyor, düzenli bir şekilde ders çalışmanız ve not tutmanız gerekiyor. Stajlarınızı özenli bir şekilde seçmeniz ve hakkını vererek yapmanız gerekiyor.

Bu yazıda, bu genel tavsiyelere ek olarak, mezun olduğunuzda faydasını göreceğinize inandığımız 5 farklı tavsiye üzerinde durmak istiyoruz. Aşağıada okuyacağınız öneriler, daha önce öğrenci arkadaşlardan aldığımız sorularla ilgili olduğu için, genç bir mühendis adayı olarak sizin de ilginizi çekebileceğini düşünüyoruz. Lafı fazla uzatmadan, başlayalım.

1. Ders seçerken yelpazeyi mümkün olduğunca geniş tutun

Öğrenciler zaman zaman lisans eğitimleri sırasında belli bir konu üzerinde uzmanlaşmaya başlamaları gerektiğini düşünerek, sadece o konuyla ilgili seçmeli dersleri alma yoluna gidebiliyorlar. Bu kesinlikle doğru bir yaklaşım değil. Çünkü mühendislik, bir formasyon meselesidir. Siz belli bir mühendislik dalında eğitim alıyosanız, o dalın kapsamına giren birçok konuda, kapsamlı bir altyapı oluşturmayı hedeflemelisiniz. Lisans eğitiminin amacı, okuduğunuz bölümün sadece belli bir alanında uzmanlaşmak değildir. Tek bir alana odaklanma kısmını, eğer ileride yapmayı düşünürseniz, yüksek lisans ve doktora çalışmalarınıza bırakıp, lisans eğitimi sırasında okuduğunuz bölümün alanına giren konularda mümkün olduğunca kapsamlı bilgi edinmeyi hedeflemelisiniz.

Bunun iki basit nedeni var: Birincisi, okurken çok farkında olmasanız da, öğrenciliğiniz sırasında yakaladığınız farklı konularda ders alabilme fırsatını bir daha kolay kolay ele geçiremeyeceksiniz. O yüzden hazır böyle bir fırsatınız varken, verimli bir şekilde kullanmanızda büyük fayda var. İkinci neden ise, öğrendiğiniz konuların yelpazesini geniş tutmanız hem meslek kültürünüzün artmasını sağlayacaktır, hem de gerçekten ilginizi çeken, çalışmak isteyeceğiniz alanları tespit etmenize yardımcı olacaktır. O yüzden sadece popüler bir konu olması nedeniyle, ya da bu alanda daha çok para varmış gibi nedenlerle daha yolun başındayken kendinizi tek bir alana kısıtlamaktan kaçının. Mezun olduktan sonra zaten istemeseniz de belli bir alana odaklanmak durumunda kalacaksınız.

2. Kendi eğitiminizin sorumluluğunu alın

Türkiye’deki tüm üniversiteler aynı imkânlara sahip değil. Okuduğunuz üniversite eğer diğer üniversitelere kıyasla nispeten daha kısıtlı imkânlar sunabilen bir üniversiteyse, size sunulanla yetinmek yerine mutlaka öğrencilik sürecinizi daha verimli geçirmek adına siz de bir şeyler yapmaya gayret edin. Örneğin, bölümünüzde sunulan seçmeli derslerin kapsamını dar buluyorsanız, Coursera, NovoEd ya da Khan Academy gibi açık eğitim hizmeti veren siteleri kullanarak bilginizi arttırmaya çalışın. Coursera üzerinde aldığınız ve tamamladığınız dersler için sertifika alabilir, bu sertifikaları mezun olunca CV’nizde gösterebilirsiniz. Sertifikaları CV’nizde göstermek ilginizi çekmese bile, kendinize yapacağınız bu tür yatırımların karşılığını, meslek yaşantınızda mutlaka geri alacağınızdan emin olun. Eğitimin masraf değil, bir yatırım olduğunu unutmayın.

3. Programlama öğrenin

Herkes programlama öğrenmeli mi, yoksa bu konu biraz fazla mı şişiriliyor tarzı tartışmalar süre dursun, siz hazır zamanınız varken, ve hazır gençliğinizin bu yıllarını öğrenmeye ayırmışken, biraz daha zaman ayırıp mutlaka bir programlama dilini iyi bir seviyede öğrenmeye gayret edin. Çünkü programla bilgisi ve size öğreteceği düşünce yapısı, mühendislik formasyonu alan bir öğrenciye birçok ek fayda sağlayabilir: Örneğin, bir mühendisin bir probleme yaklaşırken öncelikle doğru soruları sorabilmesi, sorunu doğru bir şekilde tarif edebilecek kavramsal düşünme yeteneğine sahip olması gerekir. Ardından sorduğu soruyu matematiksel dile tercüme edebilmesi, hesaplama sonucunda çıkan sonuçları da değerlendirebilecek düşünsel olgunluğa sahip olması gerekir. Matematik dersleri işin hesaplama kısmı konusunda size gerekli donanımı bir yere kadar veriyor olabilir. Fakat işin diğer kısımlarını da geliştirebilmeniz için, programlama size ihtiyacınız olan formasyonu sağlayacaktır. Ayrıca meslek hayatınız sırasında karşılaşacağınız birçok teknik problemi hızlı bir şekilde çözebilmek için önemli bir beceri de elde etmiş olursunuz. Google’da programcı olacak seviyede olmasa da, örneğin bir diferansiyel denklemi nümerik olarak çözebilecek düzeyde programlama biliyorsanız, meslek yaşantınızda bunun faydasını – hiç beklemediğiniz şekillerde de olsa – göreceğinizden emin olabilirsiniz.

Mühendislik eğitimi veren bölümler mutlaka ders programları içine bir bilgisayar programlama dersi dâhil ediyorlar. Fakat programlama öğrenmek için okulunuzda kapsamlı dersler bulmakta zorlanıyorsanız, yine internet üzerinde bu amaçla faaliyet gösteren sitelere başvurabilirsiniz. Örnek olarak Codecademy, kendinizi ders dinlemekle hiç sıkmadan, birçok programlama dilini oyunvari bir yaklaşımla öğrenmeniz için güzel bir başlangıç noktası olabilir.

4. Üniversitenin ilk gününden itibaren iş aramaya başlayın

Neden mi? İş bulursanız okulu bırakıp çalışmaya başlamak için değil elbette. Ama öğrendiğiniz mesleği icra edeceğiniz kurumların ileride sizden ne bekleyeceği hakkında güncel bir fikre sahip olabilmek için, mutlaka üniversite hayatınızın başından itibaren iş aramaya başlamalısınız. Belki her gün, her hafta değil ama en azından iki ayda bir de olsa, mutlaka ilan edilen pozisyonları ve aranan nitelikleri inceleyin. Bunun size sağlayacağı birçok fayda var. İlk olarak, şirketlerin ne tür özelliklere sahip adaylar aradığı konusunda baştan bir fikre sahip olursanız, üniversite eğitiminiz sırasında alacağınız seçmeli derseleri nasıl seçmeniz konusunda net bir fikre sahip olabilirsiniz. Ne tür şirketler, hangi pozisyonlar için sadece tecrübeli adaylar arıyor? Tecrübesiz, yeni mezun bir mühendis olarak ne tür şirketlere ve pozisyonlara başvurabilirsiniz? Bu pozisyonlar için aranan özellikler nelerdir? Üretimde çalışacak mühendisler için nasıl bir altyapı isteniyor? Kalite bölümünde çalışacak mühendisler için? Ya satış için? Bu bilgileri üniversite hayatınızın başından itibaren toplamaya başlarsanız, emin olun mezun olup gerçekten iş aramaya başladığınızda büyük faydasını göreceksiniz. Çünkü hem kendinizi ona göre hazırlamış olacaksınız, hem de gerek şirketlerin beklentileri, gerekse sizin kendi beklentileriniz konusunda daha açık ve güncel bir fikre sahip olacaksınız.

5. Üniversite hayatının derslerden ibaret olmadığını unutmayın

Çünkü her şeyden önce gençsiniz. Hayatınızın bir daha geri gelmeyecek bir dönemini yaşıyorsunuz. Kuracağınız arkadaşlıklarla, sosyal aktivitelerle, ya da daha nice farklı şekilde bu sürecin tadını çıkarmayı unutmayın.

Tabii, tadını çıkarmak işin sadece bir kısmı. Madem meslek hayatınıza olumlu yansımaları olacak şeylerden bahsediyoruz, üniversite yaşantınız sırasında kuracağınız ilişkilerin, meslek hayatınız açısından da son derece önemli olduğunun baştan farkında olmanızda fayda var. Çünkü sizin bugün beraber ders aldığım arkadaşım diye baktığınız insanlar, birkaç sene sonra sizin iş çevrenizin bir parçası olacaklar. Birlikte iş yaptığınız, ihtiyaç duyduğunuzda aradığınız insanlar haline gelecekler. Bu yüzden sevmediğiniz insanlarla bile iyi geçinmeye çalışın şeklinde bir tavsiye vermek değil amacımız, ama bu gerçeğin farkında olun.

Bir ikincisi, bunu öğrencilik hayatınız sırasında çok net göremeyebilirsiniz ama, meslek hayatınız sırasında başarılı olmanız için mesleki bilgi kadar sosyal becerilerinizin de büyük önemi var. Siz kendinizi istediğiniz kadar yüksek seviyede teknik bilgiyle donatmış olun, eğer bir ekip yönetemiyorsanız, fabrikada çalışan formen ve teknisyenlere güven veremiyorsanız, iş arkadaşlarınıza ya da üstlerinize olumlu ya da olumsuz geri bildirimler yaparken bocalıyorsanız, kendinizi ifade etmekte zorlanıyor, başkalarının duygusal ihtiyaçlarını anlayabilmekte güçlük çekiyorsanız, kurumsal hayat içerisinde çok zorlanacağınızı baştan bilmenizde fayda var. Üniversite hayatını, karakterinizin bu yönlerini de geliştirebilmeniz için bir fırsat olarak kullanmayı ihmal etmeyin. Fakat bu, ders alarak yapabileceğiniz bir şey değil elbette. Bunun için gençliğinizi yaşamaya özen göstermeniz lazım: Fırsatınız varken, derslerinizi de ihmal etmeden, konserlere, sergilere, sinema ve tiyatroya mutlaka zaman ayırın, daha çok roman okuyun, hobiler edinin, öğrenci topluluklarında görev ve sorumluluk alın, spor takımlarına girin, daha sağlam ve gerçek arkadaşlıklar kurmaya çalışın.

Meslek hayatınızda faydasını görmeseniz bile (ki göreceksiniz), en azından üniversite yıllarınızı daha güzel hatırlayacağınızdan emin olabilirsiniz.